Secretary
bu filmi sadece sadomazosızm romantizmi olarak gorerek filme ay cok kotu bu ne dıyen kısılerın filmi anladıgını dusunmuyorum
burda hem lee hem de mr grey iki sorunlu tip ama birbirini tamamlayan iki sorunlu tip. ask her zaman bizim bildigimiz haliyle anlatılmak, sınırlandırılmak zorunda degil. askı boyle farklı bir iliski haliyle gormek, sıra dısı bır sekilde yasanması benim icin dikkat cekici oldu.
iki sorunlu bıreyın sevgı aracılıgıyla bırbırılerıne dokunusu, sorunlarına cozum bulmaları. mr grey leenin ilk defe kendı hayatının kendı kontrolune almasını saglıyor. işe bile annesı tarafından bırakılan lee artık bır bırey oldugunu hıssedıyor, gorundugunu hıssedıyor mr grey tarafından. acıyı ılk defa gorulerek yasıyor.
mr grey ıse ne kadar dısarıdan mesafelı ve katı bırı gıbı gozuksede ıcınde kendı arzularını bastırmıs, yakınlıktan korkan ve kontrolu kaybetmekten tırsan bırı. onun sadızm aslında cınsellıkten cok kontrolu elınde tutma yontemı. lee ıse bu maskenın arkasındakı adamı sevıyor, ısteyerek yaklasıyor ve mr greyin korkutugu seyde bu.
ne kadar ılıskıyı mr grey yonetıyo gıbı gorunsede aslında ılıskının kontrolu leenın kendısınde. roller uzerinden evet, mr grey patron, kurallari koyan kisi. ama kontrole ihtiyaci olan kisi o. lee ise iliskinin duygusal kontrolunu elinde tutuyor. lee ne kadar submisif gozuksede isi kabul eden, oyunu devam ettiren, kurallari kabul eden o. kendi iradesiyle kalmayi seciyor. lee kontrol edilmemesi durumunda kendısını kaybetmeyecek, ama mr grey kontrolu kaybettıgı anda kendını de kaybedıyor.
masa sahnesinde artik oyun bitiyor, lee kimsenin kontrolu altinda olmadan, kendi iradesiyle ben buradayim diyor, iliskinin kontrolunu %100 sekilde eline aliyor.
iste ask bazen yıkıcı oldugu kadar yapıcıdır.