Squid Game
Diziyi (3.Sezonu) bugün bitirdim ve senaryoyu beğenmeyenlerin sadece “mutlu son” ve “ship”lere takık ergen bakış açısıyla izlediklerini düşünüyorum.
Gi-Hun’un sondaki ölüm şekli, “Bizler yarış atı değiliz, bizler insanız ve insanlar…” repliği başlı başına dahiceydi bence. Ayrıca dizinin felsefi tarafına bakarsak Gi-Hun’un insanların içindeki iyilik ve özverinin savunucusu, Frontman’in de “Her insan bencil ve kötüdür, yeri geldiğinde kendi menfaatleri için her şeyi yapar” düşüncesini temsil eden taraf olduğu aşikar. O yüzden Gi-Hun’un hem Frontman’in hem de biz seyircilerin gözünün içine baka baka bunları yapması (hem de kendi çocuğu olmayan bir bebek için) şunu hatırlatmalı bence: İnsanlar… karmaşıktır. Evet, birçoğu bencil, kendi menfaatleri için herkesi harcayabilecek veya doğru şartlar oluşturulduğunda tereddüt etmeden suç işleyebilecek kapasitededir AMA aynı zamanda daha 2 gün önce kendilerine emanet edilen bir bebek için canlarını hiçe sayabilir, verdikleri sözü tutmayı her şeyin önüne koyabilecek kadar ileri gidebilirler. O yüzden Gi-Hun bana kalırsa tek kelimeyle mükemmel bir karakter. İnsanın bir yarış atına kıyasla ne kadar kompleks ve, yeri geldiğinde, göz kamaştırıcı olabileceğini gösteriyor. Oyunlara katılan her yarışmacı öyle, Oyuncu 120, 222, 149, 007, 100... İyi veya kötü hepsi insan mozaiğini tamamlayan mükemmel parçalar.
Belki bazıları için oyunların ABD’de devam ediyor olması ve her şeyin yanlarına kalması fikri de “mükemmel son”u bozan durumlardan bir tanesi olabilir. Evet şuna katılıyorum: Gi-Hun’un büyük büyük planlar kurarak yok etmeyi amaçladığı Oyunlar’ın hiçbir darbe almadan devam etmesi can sıkıcı ama gerçek hayat da böyle. Yayılmış ve ağları kuvvetli bir kötülük zinciri tek bir darbede asla yok edilemez zaten. Bu yıllar, hatta yüzyıllar alır (tarihte bile yüzlerce örneği var bunun). Nesiller gerekir, kaleyi içten fiziksel değil entelektüel kuvvet ile yıkabilecek nesiller. Bu nedenle Gi-Hun’un planının başarısız olması absürtlük veya saçma bir senaryo olarak değerlendirilmemeli. Her şeye, bütün kayıplara rağmen dizi bize şunu düşündürmeli bence: evet dünyamızda kötülük var ve gerçekten üstesinden gelinmesi bir devi yıkmak kadar zor, ama, bebeğin temsil ettiği, masumiyet ve umut da kötülükle paralel olarak var olur. Hangisinin hangi durumda galip geleceğini de insanın hayata bakış açısı belirler. O nedenle biz de kendi içimize dönüp bir seçim yapmalıyız: İnsanların bencil ve kötü yanına odaklanan Frontman mi haklı, yoksa, durum kendi aleyhine olsa bile, bir insanın karşısındakine iyiliğinin dokunabileceğine inanan Gi-Hun mu? Bu soruyu bize sorabildiği için bu diziye teşekkürler.