Arrietty
7-8 yaşlarımdayken bir otobüs yolculuğunda bu filmle karşılaşmıştım. Filmin ne adını ne başlangıcını biliyordum ama filmin ortasından kendimi bi anda kaptırıverdim. Üstelik filmin ne altyazısı ne de dublajı vardı. Japonca şekliyle öylece izlemeye başlamıştım filmi. Filmin her sahnesinin beni büyülediğini ve o küçük evde yaşamak için her şeyimi vermek istediğimi hatırlıyorum. Sonrasında otobüs mola verdi ve hava almak için annemle otobüsten indim. Geri döndüğümdeyse film kaybolmuştu. Ne gezdiğim kanallarda ne de film arşivinde vardı. O kadar üzülmüştüm ki o filmin devamından mahrum kaldığım için. Geri kalan yol boyunca ağladığımı hatırlıyorum. Sonrasında filmi yine çok aradım ama çocuk aklıyla bulamadım tabii. Geçen günlerde bir instagram reelsinde bir sahnesine denk geldim. Ve bir anda yıllarca geriye gittim. O tamamlanamamış anıyı tamamlayabilecek o parça. Şu anda o anıyı tamamlamış olarak konuşuyorum ki bir çocuk olarak deli gibi beğendiğim o filmi bir yetişkin olarak izlediğimde yine o kadar etkileneceğimi hiç düşünmezdim. Bu filmdeki her şey o kadar detaylı ve muntazam ki insanın ağzı açık kalıyor. Tabii ki bende ayrı bir yeri olmasının getirdiği çok büyük bir hayranlık var ama yine de çok güzel bir filmdi. Ve son olarak, bu film benliğimin bir parçası artık ve onu asla unutmayacağım.