The Handmaiden
sinemanın sadece bir hikaye anlatma aracı degil, aynı zamanda saf bir gorsellik ve kurgu dehası oldugunun kanıtı. o her biri tablo gibi duran sahnelerin arkasında, erkeklerin kurdugu o baskıcı ve 'steril' dunyayı yerle bir eden iki kadının muazzam dayanışması var.
filmin en buyuleyici yani, izleyiciyi surekli ters koseye yatırırken aslında asıl meselenin o manipulasyonlar degil, o kilitli kapıların ardında filizlenen o saf ve tutkulu bag oldugunu gostermesi. ozgurluge giden yolun bazen en yakınındakiyle kurdugun o sarsılmaz guvenden gectigini o kadar klas bir dille anlatıyor ki... sinif farklarını, dilleri ve dayatılan tum o sahte kuralları yıkan, kelimenin tam anlamıyla 'devrimci' bir romantizm bu. amim yaniyo yani btw