Dry Summer
Sonunda babamın izlemediği bir Türk filmi bulduk ailecek.
Filmde gerçekten eleştirdiğim iki nokta var biri köpeğin öldürülmesi şu an içinde bulunduğumuz dönemde bu konuşarda şükür ki daha hassasız ama 60’larda sinemada hayvanlara çok eziyetler edilmiş. İkinci olarak Bahar rolündeki Hülya Koçyiğit’in 15 yaşında tecavüz ve sevişme sahnelerinde oynatılması. Başka oyuncu mu yoktu dedirtiyor. Çekim ve kamera teknikleri Türk sineması için gerçekten çok büyük bir devrim ama bu filmden 30-40 yıl önce çekilen Potemkin Zırhlısını düşünürsek bu film böyle büyük bir devrim de yapmıyor. Ek olaral Scorsese baba bu filme bayılmış gurur verici oldukça. Türk sinemasının en iyi filmi denilemez bence. Yüzlerce film arasında ilk 10’a kesinlikle girer ama bundan daha iyi teknikle ve senaryoyla çekilmiş daha iyi filmler olduğu çok açık. Ancak finali en iyi olan Türk filmleri kistesinde birinci olabileceğini düşünüyorum. Çok iyi bir finale sahip. Keşke bazı konularda daha hassas olunsaydı
Ek olarak bir de Erol Taş'ın oyunculuğuna değinmek istiyorum. Bu nasıl bir yetenektir be. Amerika'da olsa Oscar alacak bir performans abartmıyorum. Harcamışız adamı buralarda. Oyunculuk eğitimi bile yokmuş sonradan baktım.