After Hours
İzlerken inanılmaz eğlendim. Her saniye artan o absürt gerilim beni acayip içine çekti. Paul'un her şeyin ortasında kalıp çaresizce savrulması, etrafı onca kadına rağmen hiçbir şey yaşamadan sadece hayatta kalmaya çalışması çok iyiydi. Adamın tavırları bana The Long Goodbye’daki Marlowe'u anımsattı. Estetiğiyle ve havasıyla çok acayip bir film ya bayıldım
—"I'll probably get blamed for that."