

filmin ana konusu sadece uyuşturucu. yani adamlar diyo ki "çekmen guzum, günah, günah". filmde olay işleyişi çok beni çekmedi ama öyle bir amacı da yoktu gibi. keyif için değil de ders çıkarmak için izlemişim gibi hissettirdi biraz. sinematikler de harikulade ve iğrendiriciydi. duyguyu çok iyi hissettirmişler. filmde sadece yaşlı kadına üzüldüm ama. diğerleri "çek amina koyim hayat bize güzel" tarzi takılıp helak oldular fakat yaşlı kadının hiçbir suçu yoktu. sadece çok saf, yalnız, yaşlı bir kadındı ve tek isteği televizyona çıkmaktı. gerçekten çok acıdım kadına ama diğerleri gebersin pislikler. bide masterchef müziği kullanmışlar filmde o yüzden çok odaklanamadım. bi anda içeri soner şef girip uyuşturucunun tadına bakıp bunu marine ettin mi dicekmis gibi hissettim.

bi süredir bu filmi tekrar izlemem gerektiğini düşünüyodum. ama düşündüğümden fazla ihtiyacım varmış.

> ***Bizim, kalbimizi tamir etmemiz lazım. Hep beraber kalplerimizi tamir etmemiz lazım. Bizi, canavarlaşmak kurtarmıcak. Bizi kalplerimizi tamir etmek kurtarıcak.***

(500) days of "orof bon oyrolmok ostoyorom" harun tekini cast de görünce izlemeden gecemedim (ekran süresi 1dk falandi). filmin müzikleri de cok harikaydı ve icimde güzel hisler uyandiran filmler arasina girdi