Desert Flower
Waris Dirie, 1965 yılında Somali'de göçebe bir ailenin kızı olarak doğdu. 5 yaşındayken kadın sünnetine maruz kaldı.
13 yaşında 60 yaşındaki bir adamla evlendirilmek istenince evden kaçıp çölü aşarak Mogadişu'ya gitti ve daha sonra Londra'ya büyükelçilikte hizmetçi olarak çalışmaya gitti.
Londra'da sokaklarda yaşadığı ve McDonald's'ta temizlik yaptığı dönemde ünlü fotoğrafçı Terence Donovan tarafından keşfedildi.
1980'lerin sonunda ve 1990'larda Pirelli takvimi de dahil olmak üzere moda dünyasının en aranan modellerinden biri oldu.
1997 yılında mankenliği bırakarak kadın sünnetine karşı mücadeleye başladı. Birleşmiş Milletler özel elçisi oldu ve kendi vakfı olan "Desert Flower Foundation"ı kurarak bu gelenekle mücadeleyi sürdürdü.
Hayatını anlattığı "Çöl Çiçeği" (1998) kitabı dünya çapında çok satanlar arasına girdi ve 2009 yılında sinemaya uyarlandı.
Ve işte bu inanılmaz hayatı anlatan o film.
Daha 5 yaşındayken hiçbir cerrahi bilgisi olmayan insan tarafından jiletle sünnet edilen, 13 yaşında kendinden yaşça büyük bir adam(?) ile evlenmemek için yalın ayak yalnız başına çölü aşan Waris Dirie, o sadece evlilikten değil kendisine gelenek adı altında dayatılan işkencelerden de kaçtı. Belki kendisini koruyamadı ama tüm dünyaya kadın sünnetini anlattı ve insanların bu işkenceyi fark etmesini sağladı. Günümüzde yapılması yasak olan bu işlem hala bir yerlerde yapılmaya devam ediyor, daha çocuk olan minicik kızlarımız kendilerinden yaşça büyük adamlar(?) ile evlendirilmeye devam ediyor. Bazen dünya bunca kötülük ile kasılıp kavrulurken neden helak olmuyoruz diye düşünüyorum.. düşünüyorum ve düşünüyorum.