Pusher II
Saygı dilenmek için ruhunu her sattığında, aslında o buz gibi sessizliğe biraz daha gömülüyorsun. O "ezik" dedikleri adamın içindeki o çaresiz haykırışı, o onaylanma arzusunu kim duyacak? Miras aldığın o şiddet dolu geçmiş, bir günah gibi üzerine yapışmışken; kendi adını bu kirli sokaklara nasıl kazıyacaksın?
Kendi kanından olanın nefesi ilk kez tenine değdiğinde, o paslı zincirlerin nihayet kırıldığını hissediyor musun? Bir enkazdan ne kadar sağlam bir gelecek inşa edebilirsin? Ellerin kana bulanmışken bir bebeğin yumruklarını tutmak, sana kaybettiğin o masumiyeti mi hatırlatıyor yoksa işlediğin günahların ağırlığını mı? Belki de ilk kez, kendinden daha değerli bir şeyin sorumluluğu omuzlarına bindiğinde, kaçmak mı daha kolay yoksa kalıp o enkaza sahip çıkmak mı?
Ama belki de o kan, sadece kir değil; yeni bir hayatın bedelidir.
Eğer 10 yıldız olsaydı 10 yıldız verirdim.
#profile