Possession
hepiniz aynısınız, hepimiz aynıyız. anna betimlemeydi, bu filmin kendini inşa ediş şekliydi. kendini kaybettikçe anlam kazandı ve yavaşça dünyanın en kötü insanına dönüştü. bütün bu görselliğin ve diyalogların yanında zihnimde canlanan en etkileyici sahne kameraya bakıp "bana doldurulması gereken bi boşlukmuşum gibi bakma" dediği kısım oldu. izlerken her şeyin küçük detaylardan oluşmuş olmasını somut bi şekilde küçük maddelerden oluşan büyük cisimler olarak gösterebilmek istiyeceğimi düşündüm. bu film çok şey anlatıyor ya da ben çok şey uyduruyorum. bu ikilemde kalabiliyosam benim için çok şey ifade ediyor galiba.