Destiny
Öncelikle filmin başlangıcı hafif kötüydü hatta diyalogları fazlasıyla yapmacık buldum ulan kim böyle konuluyor amk dedim. Özellikle uğurun komik kelimesini ağzına aldığı her cümle çok kopuktu. Daha sonra diyaloglar kendini topladı yavaş yavaş lakin şu küfürleri doğal olması adına aşırı kullanımı biraz doğallığı bozuyordu ama pek büyük bir sıkıntı yaratmadı. Ama filmde herkesin iddia ettiğinin aksine doğallık pek hissetmedim ama doğal olmaya çalıştığını hissettim. Neyse bunlar söylendiğine göre hikayeyi yorumlayacağım biraz. Farklı kişilerin gözünden bakarak yorumlamak mantıklı olacaktır. İlki Bekir sonuçta ana karekter ve sanırım bu platformda pek popüler olmasada genelde herkesin bu filmdeki favori karekteridir gerçi buradaki salaklar abi o aşk değil takıntı ya😭 gibi aptal aptal yorumlar yapmış . Aşkı en iyi siz biliyorsunuz kardeş siz mantığın adamısınız ya aşk öyle olmazmış ulan bi siktirin gidin. Şimdi bekir’i anlamak lazım bu adam bir kadını görüyor ve belkide ondan etkileniyor ama bunlara gerek yok zaten aşk için sebebe gerek yoktur siz salakların anlamadığı şeyde bu gibi görünüyor neyse adam aşık oluyor( ki burada diyeceksiniz tamam aşık olmak için sebebe gerek yoktur belki ama davranışlarından dolayı biz bekirin aşık olmadığını öne sürüyoruz.) Bu durumda bana neden Bekir’in aşık olan bir insan olduğunu anlatmak kalır. Öncelikle ilk sahnelerde birazda kişiliğinden dolayı biraz utangaç bu kıza karşı ve bu yüzden yüzüne bakamasada uzaktan izliyor fotoğraflarına bakıyor ilişkisini görünce yataktan kalkamıyor. Ve benim bunlara dememe gerek yok her şey adamın yüzünde açıkça görünüyor hiç bir hareket bir neden vermese bile bize yüzünden anlıyoruz herifin aşkını. Burada genel olarak gördüğüm bir eleştiriyi dile getirmem gerekecek “ ama ama Bekir sevdiği kişinin bir sevgilisi olduğunu bilmesine rağmen bir karısı olmasına rağmen bu kızın peşinden her yere gitti ve peşine mutlu bile olmadı bir şey kazanmadı yani bu ilişki onada kızada zarar veriyordu bu bir aşk değil takıntı.” Buna cevap olarak benim düşüncemi dile getirmem gerekirse tüm aşklar zaten bir takıntıdır. Siz başarılı olan aşkları görüp buna laf ediyorsunuz oysa buda en az onlar kadar gerçek sadece başarısız olmuştur. İnsan birine takıntılı değilse ona aşık değildir olsa olsa hoşlanıyordur ki zaten buda onun hayvan doğasından gelir soylu değildir gereksiz ve yanıltıcıdır. Sizse şu olduğunuz mantıklı insanlar olup aşkın yanıltıcı yansıması olan sahte hoşlantılara kanıyorsunuz ne için daha az acıttığı için daha mantıklı olduğu için siz aşkınız sizi kontrol etmesine izin vermeyip çevrenin şartların kontrolüne bırakıyorsunuz acınasısınız. Gerçeği varken onun burnunun gölgesine koşuyorsunuz neden çünkü bu daha kolay. Bu adam tüm zorluklara rağmen aşkının peşinden koşmuştur evet ona yamuk yapmıştır orospu demiştir vurmuştur bunun sebebide Zagor’un kötü biri olmasıdır ve ben burada Bekir’in kendini bilmeyen ve kendiyle çelişen biri olduğunu görüyorum çünkü oda aynı şeyleri yaşamıştır. Ama o felsefe yapamaz neyse ne. Bu uğurda bazı canı yanmaması gereken kişilerinde canı yanmıştır ama Bekir’in burada yapabileceği bir şey yoktur aşkı onun kaderidir neyse dah fazla uzatmaya gerek yok kısacası Bekir in davası legitimate bir davadır. Uğur gözündende hikaye zaten hemen hemen aynıdır şuan onun içinde bir şeyler yazasın gelmedi burada bitireceğim bundan dolayı