

Gerçekten anlamıyorum bu filmlerin böyle tokat gibi vurma sevdasını kabin ikinci kere kırıldı stup ddis yani kardeşim insanı bir şekilde alıştırıyorlar sonra bir anda tak her şey üstüne yıkılıyor Finch ve Violet gibi bir ilişkiyi ben de çok isterdim gerçekten hani o hissiyati o birbirini anlama halleri falan çok güzel ama tam bağlanıyorsun sonra film diyor ki yok sana mutluluk falan All the Bright Places izlerken Finch beni baya sarstı çünkü bir yandan çok enerjik çok farklı ama diğer yandan içten içe çöken biri ve bu çok gerçek hissettiriyor Violet ile olan ilişkisi de o yüzden bu kadar etkiliyor çünkü gerçekten birbirlerine iyi gelmeye çalışıyorlar ama her şey o kadar kolay değil özellikle o Marko dediği anda ben bittim zaten orada anlıyorsun ki bu film seni mutlu bırakmayacak Ada,burdaydım

Cemreyle film izlemeye başlayınca izlediklerimizi gerçekten reviewlamak istedim o yüzden bu seriye Çizmeli Kedi: Son Dilek ile başlıyorum Açıkçası bu film benim en sevdiğim animasyonlardan biri olabilir en çok hoşuma giden şey Çizmeli Kedinin o aşırı özgüvenli halinin yavaş yavaş kırılması ve gerçeği kabullenmek zorunda kalmasıydı özellikle anksiyete ve ölüm korkusu gibi konuların bu kadar iyi işlenmesini hiç beklemiyordum ama baya etkiledi beni Bir de animasyon tarzı gerçekten ayrı bir seviye bazı sahnelerde resmen tablo izliyormuş gibi hissettim müzikler de aynı şekilde çok iyi yapılmış sahnelerin duygusunu direkt geçiriyor Çocukluğumdan beri Çizmeli Kedi zaten en sevdiğim karakterlerden biriydi bu filmle daha da bağlandım diyebilirim çünkü bu kadar insan gibi hissettiren bir animasyon karakteri yok gibi o yüzden benim için sadece iyi bir animasyon değil gerçekten duygusal olarak da güçlü bir film

Outrun filmini nedensizce anlıyorum gerçekten ana karakterle kendimi aşırı bağdaştırabiliyorum yaşadığı şeyler söylediği şeyler falan o kadar içime işledi ki izlerken garip bir şekilde anlaşılmış hissettim The Outrun benim için en sevdiğim Saoirse Ronan yapımlarından biri olabilir çünkü bu filmdeki oyunculuğu aşırı gerçek geldi böyle rol yapıyormuş gibi değil de gerçekten yaşıyormuş gibi bence çok underrated bir film hak ettiği ilgiyi görmüyor ama belki de bu kadar özel hissettirmesinin sebebi de bu herkesin anlayacağı bir şey değil gibi geliyor ben bu filmi baya köküne kadar hissettim öyle söyleyeyim bazı sahnelerde sanki karakterin iç sesini değil de kendi kafamın içini dinliyormuşum gibi hissettim o yüzden diğer filmlerden ayrı bir yerde benim için

Kalbimi kırdı böyle bir son beklemiyordum, aslında o on dakika olmasada olurdu, kız kardeşi için bir buçuk puan fazla veriyorum, güzeldi ağlatmadi ama iyiydi.