Sharp Objects
"𝘥𝘰𝘯𝘵 𝘵𝘦𝘭𝘭 𝘮𝘢𝘮𝘢."
büyük ihtimalle yazacağım en karışık loglardan birisi olacak ama olsun. sharp objects izlediğim en iyi ikinci dizi olabilir, darktan sonra. kendi kategorisinde ise kesinlikle birinci olacağı kesin. dizinin her ne kadar ilk bölümünün ilk on beş yirmi dakikası insanı boğsa da, sonrasında çalan müzikler araya giren fbler falan insanı alıp götürüyor cidden. dizinin müzikleri cidden harika led zeppelininden tutun, cainine kadar her şey var içinde hele ki dördüncü ve beşinci bölümde olan o piyona sesleri, o kadar gerici ve harikaydı anlatamam.
deneyimlediğim en iyi dizi deneyimlerinden birisiydi kesinlikle, son iki bölümü izlerken tırnaklarımı yemekten bir hal oldum. o kadar gerim gerim gerildim ki bazı kısımlar da, içimde tuhaf bir his hissettim. favori karakterim ise de tabii ki camille ve pre lobotomy syndey sweeneyin oynadığı karakter olan alice oldu. onların üçüncü bölümde ki birbirleriyle yaşadıkları şeyleri atlatacaklarını düşünmem cidden çok tatlıydı. ben diziye her hangi bir uyarı almadan başladım bu yüzden bazı kısımlarda cidden çok tetiklendim. çok ama çok fazla sh var ve.. kan, ceset fotoğrafları var. bunun dışında da çok bir şey yok.
dizi, konu anlatma işini yavaş yapsa da çok ama çok iyi yapıyor. buna karakter ilişkileri de dahil. camille'in daha önce adam akıllı görüşmediği kardeşinin nasıl ona benzediğini bile başkalarından öğreniyor. birbirlerinin ellerini tutup, döndükleri kısım da ise onu tanıyamadığını, başkalarıyla onu doldurduğunu düşündüm. nedense mantıklı geldi. bunun dışında ise camille'in annesiyle olan ilişkisi içimi yaktı cidden, o kadar kötü hissettim ki bazı kısımlarda, bazı kısımları da relatelediğim için çok daha kötüydü. kadının sözünü esirgemeden kızından nefret ettiğini-onu sevmediğini söylemesi bile çok kırıcıydı.
hmhm, şimdi spicy kısıma gelelim. detektife bayıldım, cidden yani harikaydı. her zaman sweaty ve chunky geziyor ortalıkta, gözümden kaçmadı yani. çok hoşuma gitti o herifte, i would probably drink all the sweat off your body and do everything he wants all day. kısaca DİZİ her konuda çok iyi yani. ne isterseniz veriyor.
AYRICA AMMA'NIN PATEN YAPTIĞI SAHNELER ÇOK GÜZELDİ, BAYILDIM.