


Farhadi’nin filmlerini izlerken en sevdiğim şey kimseyi tam anlamıyla haklı ya da haksız yapmaması. A Hero da tam olarak bunu yapıyor. Rahim kötü biri değil ama tamamen masum da değil. Sadece hayatın içinde sıkışmış küçük kararların altında ezilen bir insan. Ve film ilerledikçe o küçük kararların nasıl büyüyüp kontrolden çıktığını izliyoruz. En vurucu tarafı ise insanların birini çok hızlı şekilde “kahraman” ilan edip sonra aynı hızla parçalamasıydı. Herkes gerçeği değil inanmak istediği şeyi seviyor gibi. Film boyunca kimse bağırmıyor büyük olaylar olmuyor ama gerilim bir saniye bile düşmüyor. Farhadi bunu inanılmaz gerçekçi diyaloglarla ve sessizliklerle yapıyor. Sanki film izlemiyormuşsun da gerçek insanların hayatına gizlice tanık oluyormuşsun gibi hissettiriyor. Ve oyunculuklar… Özellikle Rahimin yüzündeki çaresizlik bazen tek başına sahneyi taşıyor. Bir noktadan sonra karaktere hem üzülüp hem sinir oluyorsun. Belki de filmin en güçlü yanı bu kimseye tamamen kızamıyorsun. Farhadi yine günlük hayatı psikolojik gerilime çevirmeyi başarmış.

Bazı insanlar gerçekten uçmaya çalışır.

Herkes hak ettiğini yaşar