

genç şerlok aynı benmiş sonu çok güzeldi ya


Sinemayı ne kadar sevdiğimi hatırlatan yapımların başında gelir. *Koker Üçlemesi*'nin ilk iki filmini kafamızda bir yere koyduktan sonra çok kompleks ve rastgelelikle anlatılan bir film gibi gelir bize. Zaten öyledir. Nasıl *Arkadaşımın Evi Nerede? *karakterlere, hikayeye; *Ve Yaşam Sürüyor *yönetmene ve onun hayatında sarsılan bir parçaya odaklanıyorsa, *Zeytin Ağaçlarının Altında *da kameranın arkasında sinemaya dokunan her insan evladının hayatının kompleksliğine ve kolektif bir şekilde ortaya çıkan sanata, her bir insanın kendinden kattıklarına ve katmadıklarına, sinema ve hayatın birbirine olan karşılıklı etkilerine odaklanır. Ve tüm bu anlatmak istedikleri altında ezilmez, estetik bir biçimde varolur. Bu üçlemenin en katmanlı, en estetik, en düşündüren filmidir bana göre. İlk 2 filmle birlikte ahenkle birbirini tamamlayan yapbozun eksik parçalarıdır. Bu üçlemenin hissettirdiklerini anlatmak için kelimeler yetmiyor maalesef, izleyiniz ve hissediniz. Ps: Hossain sinemada en gerçek ve en beğendiğim karakterlerinden biridir.