

Çok korkunç Bi ölen kıza üzüldüm bi de bizim kıza iki oğlan da oe

Film çok uzun Jean de florette gibi ikiye bölebilirlermiş. İki dublaj yapılmış ama sadece ingilizcesini bulabildim ve o da kötüydü film direkt İtalyanca olsa daha iyi olurmuş. Oyunculuklar çok iyi Donald Sunderland ve regina (oyuncuyu bilmiyorum) hayatımda izlerken en nefret ettiğin karakterler oldular adam kediye kafa alıp patlattı ikisi çocuğu taciz edip öldürdüler bu kadar kötü karakter görmedim daha önce ve biraz bu eksi çünkü filmdeki herkes çok uçlarda kötüler aşırı kötü iyiler çok iyi. Robert de Niro da baya iyi oynamış. Filmin başında kambur görünce Gerard Depardieu yine kambur oynuyor snanıştım öyle değilmiş gençliğinde eli yüzü düzgün bi adammış niye çirkin roller veriyorlar bu adama anlamadım. Visuallar güzel renkler sahneler falan başlangıçta üç nesil birbirini tutuyor güzel sahneydi Filmde çok güçlü bi homo erotizm var bi sahnede Robert de Niro Gerard Depardieu ve bi kadın çıplak yatakta yan yana yatıyorlar ve Robert de Niro bi anda Gerard Depardieu yu avuçlamaya başlıyor ya da direkt sevişir gibi hareketler yapıyorlar. Ve çok rahatsız edici sahneler var filmin başında ilk padrone kıza tecavüz etcekken(?) (ben öyle anladım yani adam herkes sevişiyor diyip kızı ahıra götürdü ve kızın bacaklarını falan gösterdi yönetmen) gücün yetmiyor diyip kızı saldı zaten taciz ediyorlar filmin ikinci yarısında başka bi çocuğa ve kafasını duvara vurarak öldürüyorlar. Sonda Gerard Depardieu direkt kameraya bakarak faşizm hakkında konylyu güzeldi ama sonunda Robert de Niro padrone yaşıyor dedi ne yazık ki haklı devrim olmadı yani. Ve filmin son olarak ana mesajı bence üretken olmamak emek harcamamak insanı yozlaştırır çünkü film boyu hiçbi şey yapmıyor Robert de Niro ve giderek yızlaşıyor. Gün boyu bi şey yapmamak nadıl ni ley bildiğimden bu noktayı anlayabiliyorum. Güzel bi propaganda filmi

Adamın yalnızlığını anlstıyr okay kadın adamla paralel okay dolandırılıyor okay ama sıkıcı bi film tahmin edilebilir bi sonu var. Film bi de mesaj olarak ne diyor güvenme yetime döner koyar götüne mi? Yok lan çözdüm şimdi Şimdi eleman kimseyle yakın değil tam anlamıyla ve kadınlaela bi samimiyeti se yok o yüzden kendine bakan kadın portreleri toplamış kendine yapay bi intimacy bulmuş bunu belli ki özgüvensizlikten ve zihinsel problemlerden dolayı yapıyor aynı durumda olan -rol olsa da- bi kadınla tanışıyor ve ODTÜ'LÜ makineciden tavsiye alarak aslında kendisi de kendi kabuğunu kırmayı öğreniyor en sonunda diğerleri tabloları çalıyoe kendisine inşa etmiş olduğu o persona için vazgeçilmez olan ünlü müzayedeci kimliğini bıraktırıyoelar ve aslında insanlarla yakınlaşmayı derin bağlar kurmayı öğrenen bi adam haline getiriyorlar. The best offer ismi burdan geliyoedur belki. Filmin sonunda saatlerin arasında kafede bekliyor birini kamera uzaklaştıkça her yaştan insanın çift ya da arkadaşıyla beraber ptırduğunu görüyoruz ve bizimki bekliyor hala adamın harekete geçmiş olması bile aslında pozitif zaten filmde hep her sahteliğin içinde hakikat vardır diyordu belki de fake it till you make ittir. Ama bizim eleman biraz geç kalmış gibi çıkarılacak dersler var ben de böyle olabilirim. üzücü Cowboy bebop her yerde karşıma çıkıyor ya dünyanın en iyi eseri filmi tekrar izlicem bi ara

Bu animeler niye burda saçma olmuş ama güzel anime 6. Sınıfta izlemiştim ilk sezonu herhalde 2. Sezon 9da çıkmışyı ben de önceden çok hırslı ve agresif biriydim sonra sakinleştim ikinci, sezonu izleyince hem yaş olarak büyümüş hem biraz daha insan gibi olunca thorfinnin geçtiği süreci yaşamış gibi hissetmiştim o yüzden yeri bende ayrıdır ama hakkında düşündükçe pasifizm kolpa geliyor böyle devrim olmaz yani ama bireysel hayatta sıkıntı olcağınu sanmıyorum. İkinci sezonda thorfinnin snake ıb yaşlı adama İncil okurken dinlediği bi sahne vardı orda mattadan alıntı yapıyodu o kısım beni baya etkilemişti aydınlanma yaşamıştım kendi çapımda güzel seridir