Magnolia
"The book says, 'We might be through with the past, but the past ain't through with us."
Magnolia, Pulp Fiction ve başta Amores Perros olmak üzere Iñárritu'nun Ölüm Üçlemesi'ndeki gibi farklı insanların kesişen hikayelerini izlediğimiz bir yapım. Magnolia benim, insanların Paul Thomas Anderson'da bu kadar özel ne bulduğunu anladığım yapım oldu. Paul Thomas Anderson o kadar özel ve farklı bir eser ortaya koymuş ki hayranlık duymamak elde değil. Filmde farklı karakterlerin ilgi çekici hayat hikayelerini deneyimliyoruz. Filmde gördüğümüz hikayelerden bazıları şunlar: Ölüm döşeğindeki yapımcı Earl Partridge'in hikayesi, onunla para için evlenen fakat ölmek üzereyken Earl'e âşık olan Linda Partridge'in öyküsü, uyuşturucu bağımlısı Claudia Wilson'ın yaşadıkları... Bunlar yalnızca anlatılan hikayelerin 3'ü. Her bir hikaye o kadar iyi işlenmiş, o kadar başarılı şekilde iç içe anlatılmış ki etkilenmemek imkansız. Magnolia benim çok beğendiğim ve tekrar tekrar izleyeceğim türden harika bir film. Filmin 3 saatlik oldukça uzun süresine karşın film hiç 3 saatlik gibi hissetirmedi bana. Sürenin nasıl geçtiğine inanamadım resmen. Ayrıca filmi sıradan bir yapım olmaktan çıkaran bir başka özelliği de Magnolia'nın tek bir türe sığdıralamayacak kadar dolu ve derin bir film olması. İlla bir türe sığdırmak gerekecekse drama demek en doğrusu olur fakat bence "drama", Magnolia'yı nitelemek için çok yetersiz. Filmde zaman zaman çok eğlenceli olurken zaman zamansa hayli dramatik olabiliyor. Fakat filmin; etrafında geliştiği ana duygu, ana tema ne mutluluk ne hüzün. Filmin konu aldığı ana tema kesinlikle pişmanlık. Karakterlerin pişmanlık ve hataları çerçevesinde anlatılan ilginç hikayeler filmin asıl olayı diyebiliriz. Ayrıca filmde ön planda olan bir başka kavram(lar) ise şans ve tesadüf. Bu kavramlardan filmde çokça bahsediliyor.
Sinematografi anlamında film çok çok iyiydi. Paul Thomas Anderson müthiş çekimler yapmış. Özellikle uzun plan çekimlerde farkını belirgin şekilde ortaya koymuş Anderson. Ayrıca Magnolia çoğunlukla iç mekanlarda geçen bir yapım ve her iç mekan çekimi de gerçekten çok başarılıydı. Filmin senaryo yazımında ise dehasını sergilemiş Paul Thomas Anderson. Çok komplike olmasına karşın deneyimlemesi çok zevkli bir senaryo yazmış. İşleniş anlamında da çok iyi iş çıkarmış Anderson. Tam yerinde bir tempoyla çekmiş bu harika senaryoyu. Magnolia'nın bir başka çok başarılı yönüyse karakterlerin çok iyi yazılmış, çok derinlikli karakterler olması. Bir yandan çok ilgi çekici, bir yandan da hayli gerçekçi olan bu karakterler gerçekten müthiş yazılmış. Filmdeki her karakterin bu kadar derin ve gerçekçi olmasının nedeni de muhtemelen hiçbir karakterin üstünde çok uzun süre durulmamasına rağmen her bir karaktere gerekli önemin verilmesi ve bu karakterlerin kişiliklerinin perdeye çok başarılı şekilde yansıtılması. Zaten Magnolia ana karakterin olmadığı bir film. Daha doğrusu "bir" ana karakter yok filmde. Bir nevi her karakter ana karakter diyebiliriz sanırım. Bu yüzden de filmin bu denli başarılı olması için oyunculukların çok iyi olması büyük önem taşıyor. Bu anlamda oyunculukların bu kadar iyi olmasının filmin başarısının arkasındaki başlıca sebeplerden kesinlikle. Tom Cruise olağanüstü bir performans sergilemiş. Oscar'a aday olup Altın Küre kazanmasına şaşmamalı. Kesinlikle en iyi Tom Cruise performanslarından biri. Ayrıca Paul Thomas Anderson Magnolia'da, daha önceki filmlerinde de rol verdiği isimleri çokça kullanmış. John C. Reilly, Jullianne Moore, Philip Seymour Hoffman, Philip Baker Hall gibi isimler filmin oyuncu kadrosunda yer alıyor. John C. Reilly'i Hard Eight'te de Boogie Nights'ta da beğenmiştim fakat bu filmde ayrı bir seviyeye çıkmış. Çok beğendim gerçekten. Philip Seymour Hoffman da bu filmde de çok ön planda olmasa da önceki Paul Thomas Anderson filmlerindeki gibi çok çok iyiydi. Jullianne Moore da çok etkileyici bir performans sergilemiş bu filmde. William Baker Hall'u da çok beğendim. Melora Walters da mental sorunları olan uyuşturucu bağımlısı karakterini çok çok iyi canlandırmış Ayrıca William H. Macy'nin performansı da övgüye layıktı kesinlikle. Jeremy Blackman'ın çocuk oyuncu performansı da hayli iyiydi. Ayrıca filmde müzik kullanımı yine çok iyi. Paul Thomas Anderson bu konuda da usta işi bir iş çıkarmış.
Magnolia, anlatılan hikayelerin pürüzsüz şekilde iç içe geçtiği harika bir yapım. Bu filmle beraber benim de herkes gibi Paul Thomas Anderson hayranı olma yolunda emin adımlarla ilerlediğimi söyleyebilirim. Çok farklı ve çok özgün bir yapım gerçekten. Daha önce izlediğim hiçbir filme benzemiyor. Harika ve derin bir anlatıyla çekilen bir başyapıt Magnolia.