Yi Yi
Bu filmi neredeyse 2 hafta önce izledim ama ancak şimdi yazabiliyorum.Normalde izlediğim filmlere, özellikle de çok sevdiysem, uzun uzadıya incelemeler yapmayı severim. Ama bu film hakkında günlerdir düşünmeme rağmen katı bir şey elde edemedim. Çoğu film düz, doğru ve çubuk gibi bir akış takip eder. Bu film ise dairesel bir akış takip ediyor. Hayatın daireselliğine odaklanıyor. Hepimiz aşık olacağız, hepimiz başarısızlıklarla yüzleşeceğiz, hepimiz üzüleceğiz, hepimiz sevineceğiz, hepimiz yaşlanacağız, hepimiz öleceğiz, hepimizi hayal kırıklığına uğrayacağız. Bizden öncekiler de aşık oldu, bizden öncekiler de başarısız oldu, bizden öncekiler de üzüldü, bizden öncekiler de sevindi, bizden öncekiler de yaşlandı, bizden öncekiler de öldü, bizden öncelikle de hayal kırıklığına uğradı. Bizden sonrakiler de aşık olacak, bizden sonrakiler de başarısız olacak, bizden sonrakiler de üzülecek, bizden sonrakiler de sevinecek, bizden sonrakiler de yaşlanacak, bizden sonrakiler de ölecek, bizden sonrakiler de hayal kırıklığına uğrayacak; ama kimse hiç bir zaman başının arkasını göremeyecek, her zaman sadece gerçeğin yarısını bilebileceğiz. Yapabileceğimiz tek şey Yang-Yang’ın da dediği gibi "İnsanların onların bilmediği şeyler anlatmak, görmedikleri şeyler göstermek"
Yi Yi bu daireselliği anlatır, herkes aynı döngülerden geçip aynı sonuca varır. NJ Tokyo'da ilk aşkıyla yürür, Ting-Ting ise ilk kez aşık olur. Klasik sinema anlatıları bizi A noktasından B noktasına götürmeye çalışırken, Yi Yi bizi merkeze koyup etrafımızda dönen bir hayatı izletir. Filme göre bu daireselliğin belki dışına çıkamayız ama içinde yaşamayı öğrenebiliriz.
*''Edward Yang, Yi Yi filminde sadece insan deneyimini betimlemekle kalmaz, aynı zamanda en büyük günahımızı da hatırlatır: dünyaya, kendimize ve birbirimize karşı merakımızı yitirmek. Hayat, doğum ve ölümden oluşan zamansız bir döngüdür; insanlar hayatın dönüm noktalarını yaşarlar: ilk aşk, kalp kırıklığı ve aile üyelerinin kaybı. İşleri ve ailelerini geçindirmek yoluyla kaosun anlamını bulmaya çalışırlar, ancak nihayetinde kontrol bizde değildir ve hayat nehri bizi alıp götürür ve yoluna devam eder. Kulağa nasıl gelirse gelsin, bunun kötü olması gerekmez. Hayattan zevk almak için bu döngüyü kırmamız gerekmez. Edward Yang bize dünyayı tersine çevirip tüm bunlara farklı bir açıdan bakabileceğimizi gösteriyor. Dünyadaki güzelliği fark edebilir ve çevremizdeki şeylerde anlam bulabiliriz. Hayatımızı en iyi şekilde değerlendirmeli, kendimize ve başkalarına öğretmeliyiz; ancak o zaman gerçeğin diğer yarısını görebiliriz.''
-Just One More Thing, YouTube*
#webteizle