Interstellar
"You were my ghost."
Interstellar hayatımda izlediğim en iyi birkaç şeyden biri... "Şey" kelimesini kullandım çünkü Interstellar, "film" demenin yetersiz olacağını düşündüğüm bir yapım. "Deneyim" demek daha doğru olur sanırım. Fakat sıradan bir deneyim değil; büyüleyici, harikulade ve heyecan verici bir deneyim. Film, neredeyse yaşanmayacak hâle gelen distopik bir dünyada geçiyor. Geçimini çiftçilikle sağlayan 2 çocuk babası ve eski bir bilim insanı olan Cooper'ın karşısına ailesinin ve tüm insanlığın kaderini etkileyecek zorlu bir seçim yapmasını konu alıyor. Interstellar, bilim kurgu anlamında şu ana kadar izlediğim en iyi film olmasının yanında aşırı etkileyici ve vurucu bir senaryoya da sahip. Nolan filmleri arasında bir seçim yapmak gerçekten çok zor fakat bir tanesini seçmek zorunda kalsam kesinlikle Interstellar'ı seçerdim. Bu yapım kesinlikle Nolan'ın ustalık eseri. Gerek sinematografisi gerek senaryosu olsun Interstellar'dan daha iyisini Nolan'ın dahi yapabileceğine inanmıyorum.
Böyle bir senaryo nasıl yazılabilir, nasıl bu kadar etkileyici işlenebilir gerçekten aklım almıyor. Her Nolan filminde "Bu adam(lar) bunu nasıl yapabiliyor?" diye soruyorum kendime. Nolan'a hayranlığım her geçen gün daha da artıyor. Fakat yalnızca Christopher Nolan'ı övmek kardeşi Jonathan Nolan'a büyük haksızlık olur. Jonathan Nolan da neredeyse her Nolan filminde olduğu gibi Interstellar'ın da gizli kahamanlarından. Interstellar her anlamda kusursuz; gerek görsel açıdan, gerek senaryo, gerekse sinematografi açısından. Filmin her sahnesi o kadar güzel ki büyülenmemek elde değil. Özellikle bazı uzay sahneleri o kadar güzel görüntüler sunuyor ki, durdurup bir süre o manzarayı izlemek istedim ben zaman zaman. Filme bilimsel açıdan da çok emek verildiğini düşünüyorum. Belki detaylara inildiğinde hatalar vardır, belki bir fizik profesörü izlese filmde sayısız hata bulur fakat ben ortalama bir izleyici olarak hiçbir mantık hatasına rastlamadım. Zaten rastlasam da bu filmin bendeki değerine hiç etki etmezdi. Filmin finali de olağanüstü bir finaldi bence(finalden kastım son yarım saat), ben bu kadar vurucu bir final beklemiyordum. Zaten final bu kadar iyi olmasaydı da Interstellar benim için bir başyapıt olacaktı ama müthiş finaliyle mükemmelliğine mükemmellik kattı diyebilirim. Filmdeki oyunculuklar da kalan her şey gibi mükemmel. Matthew McConaughey harikulade oynamış. Murphy'i canlandıran iki isim de müthiş. Mackenzie Fox gördüğüm en iyi çocuk oyuncu performanslarından birini sergilemiş, Jessica Chastain de en az Mackenzie Fox kadar iyi oynamış. Anne Hathaway de çok çok iyi. Hathaway'in canlandırdığı karakterin babasını canlandıran ve artık bir Nolan filminde kendisini görmediğimizde şaşıracak hâle geldiğimiz Michael Caine de her zaman olduğu gibi gayet başarılı. Aynı karakterin gençliğini ve yetişkinliğini canlandıran isimler olan Timothée Chalamet ve Casey Affleck de çok çok iyilerdi. Filmde yer aldığını bilmediğim ve dolayısıyla görmeyi beklemediğim bir isim olan Matt Damon'ı görmek benim için hoş bir sürpriz oldu, Damon'ın performansı da diğer herkes gibi çok iyiydi. Zaten böyle bir kadrodan kötü performans veren birinin çıkması imkansız. Film size uzaydaki yalnızlık hissini çok çok iyi veriyor ve harika bir atmosfer sağlıyor. Ayrıca Hans Zimmer'ın yaptığı film müzikleri de filmin atmosferini ayrı bir güzelleştirmiş ve filme çok hoş bir hava katmış. Gerçekten harika bir soundtrack. Zimmer her zamanki gibi ortaya mükemmel bir iş çıkarmış. Interstellar bana eşsiz duygular yaşatan, gözlerimi dolduran ve tüylerimi diken diken eden bir deneyimdi. Interstellar hakkında yazmak istediğim daha çok şey var fakat bunları nasıl toparlayacağımı bilmediğim için yazamıyorum. Zaten Interstellar için hissettiklerimin yalnızca çok küçük bir kısmını kelimelerle ifade edebilirim. Interstellar'ı anlatmakta kelimeler yetersiz, o kadar iyi, o kadar derin, o kadar etkileyici bir film ki ne desem az.
Interstellar bana her duyguyu doruklarda yaşatan bir eser oldu, Murph'ten ayrıldığında Cooper'ın üzüntüsü benim üzüntüm, yeniden bir araya geldiklerindeyse Cooper'ın mutluluğu benim mutluluğum oldu. Interstellar şimdiden bilim-kurgu klasikleri arasına adını yazdırmış bir yapım. Bana kalırsa Nolan'ın en iyi eseri ve çok büyük bir sürpriz olmazsa hep Nolan'ın en sevdiğim filmi olarak kalacak. Interstellar yalnızca en sevdiğim Nolan filmi değil, en sevdiğim filmlerden bahsederken de mutlaka adını anacağım bir yapım.