Gelmem dedim ama yine sana geldim..😔
İzledikten sonra youtube yorumlarına bakayım dedim birisi şöyle yazmış;
'Bana sürekli evlen diyorlar. Ama ben, bu dünyaya deniz gibi acı çekecek bir çocuk getirmek istemiyorum. En şanslı insan hiç doğmayacak olan insandır.'
Kim bu fikire karşı çıkabilir ki, bir çocuk sahibi olmak bir hayata daha sahip olmak demek. Herşeyi 2 kere düşünmen, birşeyden az varsa ben tokum siz yiyin diyebilmen, kimseye karşı boynu bükük kalmasın diye sabah akşam çalışman demek.
Bunları göze alamıyorsan zaten bir çocuk için uygun değilsindir ama ya bunları göze almana rağmen hayatın karşına çıkarabilecekleri...
“Baba! Yüreğim yangın yeri gibi biliyor musun? Gözü arkada kalmak böyle bir şey galiba.Kaç gündür onu itmek istiyorum bana sarılınca, beni sevmesin diye kaç gündür uğraşıyorum ama yapamıyorum. Onun hayatında yutkunamadığı bir yumru olacağım için de kendimden nefret ediyorum!"
Özellikle son cümle kalbimi parçalıyor, elinden gelen herşeyi yapıyorsun ama kalamıyorsun. Can parçanı terk etmek zorundasın, zorunda kalmak; ne kadar da ürkütücü bir olay çünkü başka seçeneğin yok tek bir seçenek ile boğulup kalıyorsun.
Ne demişler hayat sen plan kurarken başına gelenlerdir.
Bir çocuk sahibi olup mükemmel bir hayat yaşatmanın hayalini kuruyorsun ama bu hayal senin çizdiğin çizgide ilerleyecek mi bilemiyorsun, tabiki hayat bu yani herşeyden korkarsak yaşayamayız fakat konu başka bir hayatsa özelliklede bizsiz var olamayacak bir hayatsa bu konudan biraz korkabiliriz bence.
“Bana gittin diyosun baba ama ben gitmedim, gidemedim, kalamadım evim nerde bilemedim; çünkü aklımın bir tarafında bir köşesinde hep sen vardın”
Bu reviewda değineceğim son replik, 'gidemedim, kalamadım' bazen gitsen dert gitmesen dert olur. Kaldığın yerde rahatsız hissedersin, gittiğin yerde yabancı; elini bir dala uzatırsın o dal kopar, çimenlere uzanırsın çimenler kurur. Aklının bir köşesinde seni bu duruma iten şey bulunur, tüm bunlar başına gelirken hep seninledir. Tam da böyle anlarda düşünürsün, tüm dünya bana mı karşı diye. Dünya sana karşı olsa ne yazar, en yakının sana sırtını döndüyse insan kaybolur zaten. Kaybolur, mahvolur; kararlarını (verilmiş ya da verilmemiş) tüm kararlarını gözden geçirir, her ihtimali düşünür. Sonra kendine şu soruyu sorar; 'Acaba şöyle yapsaydım/söyleseydim hayatım nasılsın değişirdi?' çok şey değişirdi aslında, kelebek etkisi öyle birşey ki ağzımızdan çıkabilecek tek bir kelime tüm hayatımızın yönünü değiştirebilir. Bu yüzden konuşmadan 500 kere düşünüyoruz🫡