Vallahi ne desem şimdi. Jodi, iyisin tamam, hadi üzüldük sana. Boyun uzun diye dışlanıyorsun, bu da saçma yani. Bir insan neden değiştiremeyeceği bir özellik yüzünden dışlanır ki, bir de boy yani abi, kime ne fark eder. Neyse, yani üzüldüm sana ama kötü bir arkadaşsın ya. Vallahi çok rahatsız edicisin, kötü bir evlatsın. Baban mutlu etmeye çalışıyor seni hiç, gerçi babası da yani olması gerektiği gibi davranıyor ama kafamdaki baba figürü kadar aşağı indiyse adamın normal davranışları böyle çok büyük geliyor gözüme.
Neyse, ha şey diyecektim. Stig şeye benziyordu, Hayat Bazen Tatlıdır'da Koray vardı ya, of nasıl abi. Kafayı yedim izlerken, böyle bakıyorum direktman Hayat Bazen Tatlıdır Koray canlanıyor kafamda, odaklanamıyorum. Zaten Jodi sinirlerimi bozdu ama bak film dediğim budur ya. İzlerken beynini hiç kullanmayacaksın, vallahi bak içinde balo da vardı, olmayacak diye korktum ya ama vardı. Film dediğin budur.
Ha bir de şey vardı, Sabrina. Bakın bu kadını sevmiyorum çünkü ya biliyorsunuzdur kadının nasıl bir insan olduğunu ama çok güzel ya. Maşallah diyorum ya, tabii ki tüm kadınlar çok güzel, herkese maşallah. Büyülendim, böyle güzellik değil de nasıl desem farklı bir enerjisi var. Şimdi bir de böyle normalde filmlerde abla kardeşin ilişkileri şey oluyor, hani birbirini ezikliyorlar genelde, bir tanesi çok popüler olur diğerini ezikler ama burada bayağı destek çıkıyordu, kardeşini seviyordu falan. Mutlu oldum yani, Sabrina Carpenter'dan beklenmedik bir hareket ama sevdim onun karakterini ya, hoşuma gitti. Ama annesi birazcık şeydi ya, kadın birazcık hafif, hafif değil de yani pek rolünü göremedim, biraz daha baskın olabilirdi. Sonra Jack var, diyecek pek bir şey yok, iyiydi. Ne diyelim, yemekhane sahnesi birazcık rahatsız etti ama işte seni de öyle kabul edeceğiz, yapacak bir şey yok.
Yani, Neyse vb birkaç kelimeyi çok kullandım çünkü yazmaya üşendim ve sesle yazdım o yüzden biraz daha sohbetsel oldu yani, yine yani dedim ama yani ben hep yani diyorum real lifeta konuşurken yapcak birşey yok zor geliyor yorum yazmak. Uzun yorumlardan vazgeçtim ama bu sayılmaz çünkü bu beyin kullanmalık bir yorum değil, bir yakarış. Bide ben uzun olmak isterdim 2 metre falan çünkü kimsenin suratını görmek zorunda değilsin, oh mis gibi hayat vallaha mümkünse Jodi benim boyuma insin ben Jodi olayım. Ama bence Jodi de insanlar ile bu kadar iç içe olmayı sevmez. Bilmiyorum uzun boylu insanlar çok rahat nefes alıyormuş gibi hissettirmiyor mu sanki en temiz havayı soluyorlar, hep serin hissediyorlarmış gibi. Özendim👋
Vallahi ne desem şimdi. Jodi, iyisin tamam, hadi üzüldük sana. Boyun uzun diye dışlanıyorsun, bu da saçma yani. Bir insan neden değiştiremeyeceği bir özellik yüzünden dışlanır ki, bir de boy yani abi, kime ne fark eder. Neyse, yani üzüldüm sana ama kötü bir arkadaşsın ya. Vallahi çok rahatsız edicisin, kötü bir evlatsın. Baban mutlu etmeye çalışıyor seni hiç, gerçi babası da yani olması gerektiği gibi davranıyor ama kafamdaki baba figürü kadar aşağı indiyse adamın normal davranışları böyle çok büyük geliyor gözüme.
Neyse, ha şey diyecektim. Stig şeye benziyordu, Hayat Bazen Tatlıdır'da Koray vardı ya, of nasıl abi. Kafayı yedim izlerken, böyle bakıyorum direktman Hayat Bazen Tatlıdır Koray canlanıyor kafamda, odaklanamıyorum. Zaten Jodi sinirlerimi bozdu ama bak film dediğim budur ya. İzlerken beynini hiç kullanmayacaksın, vallahi bak içinde balo da vardı, olmayacak diye korktum ya ama vardı. Film dediğin budur.
Ha bir de şey vardı, Sabrina. Bakın bu kadını sevmiyorum çünkü ya biliyorsunuzdur kadının nasıl bir insan olduğunu ama çok güzel ya. Maşallah diyorum ya, tabii ki tüm kadınlar çok güzel, herkese maşallah. Büyülendim, böyle güzellik değil de nasıl desem farklı bir enerjisi var. Şimdi bir de böyle normalde filmlerde abla kardeşin ilişkileri şey oluyor, hani birbirini ezikliyorlar genelde, bir tanesi çok popüler olur diğerini ezikler ama burada bayağı destek çıkıyordu, kardeşini seviyordu falan. Mutlu oldum yani, Sabrina Carpenter'dan beklenmedik bir hareket ama sevdim onun karakterini ya, hoşuma gitti. Ama annesi birazcık şeydi ya, kadın birazcık hafif, hafif değil de yani pek rolünü göremedim, biraz daha baskın olabilirdi. Sonra Jack var, diyecek pek bir şey yok, iyiydi. Ne diyelim, yemekhane sahnesi birazcık rahatsız etti ama işte seni de öyle kabul edeceğiz, yapacak bir şey yok.
Yani, Neyse vb birkaç kelimeyi çok kullandım çünkü yazmaya üşendim ve sesle yazdım o yüzden biraz daha sohbetsel oldu yani, yine yani dedim ama yani ben hep yani diyorum real lifeta konuşurken yapcak birşey yok zor geliyor yorum yazmak. Uzun yorumlardan vazgeçtim ama bu sayılmaz çünkü bu beyin kullanmalık bir yorum değil, bir yakarış. Bide ben uzun olmak isterdim 2 metre falan çünkü kimsenin suratını görmek zorunda değilsin, oh mis gibi hayat vallaha mümkünse Jodi benim boyuma insin ben Jodi olayım. Ama bence Jodi de insanlar ile bu kadar iç içe olmayı sevmez. Bilmiyorum uzun boylu insanlar çok rahat nefes alıyormuş gibi hissettirmiyor mu sanki en temiz havayı soluyorlar, hep serin hissediyorlarmış gibi. Özendim👋