Ranked: Paul Thomas Anderson

<b>Paul Thomas Anderson</b>
21. yüzyılın en önemli yönetmenlerinden biri olan Paul Thomas Anderson beklentimin en büyük olduğu yönetmenlerden biriydi. Beklentim karşılandı mı? Yaaaaani, kısmen. Ancak beklentilerimi "kısmen" karşılamış olması kesinlikle Paul Thomas Anderson'ın zayıf veya vasat bir yönetmen olduğunu göstermiyor, alakası bile yok. Benim Paul Thomas Anderson'dan beklentilerim devasaydı ve bu kadar büyük beklentilerin üstesinden gelmeyi başarabilecek yönetmen sayısı çok çok az. Paul Thomas Anderson da o yönetmenlerden biri. 21. yüzyılın Kubrick'i olarak nitelenen Paul Thomas Anderson bazı filmleriyle ağzımı açık bıraksa da bazılarıyla da içimde küçük bir hayal kırıklığı bıraktığını söylemek yalan olmaz. Yanlış anlaşılma olmasın yönetmenin hiçbir filmi kötü değildi, bana göre filmografisinin en kötüsü olan Hard Eight bile öyle ya da böyle Hollywood standartlarının üstündeydi. Ancak bazı filmlerinde de beklentimin kurbanı olduğumu söylemem gerek. Örneğin The Master ve Phantom Thread'den beklentilerim çok fazlaydı ancak The Master bana fazla komplike geldi, Phantom Thread'se vermek istediği duyguları bana pek hissetiremedi. Bu filmler kesinlikle kötü olmasa da, aksine çok çok iyi filmler olsa da dediğim gibi beklenti kurbanı oldum bu yapımlarda. Ancak Paul Thomas Anderson'ın olağanüstü bir yönetmen olduğuna kesinlikle katılıyorum.
Paul Thomas Anderson'ın her filmi çok derinlikli ve dinî konulara değinen yapımlar. İlk 4 filminde din-birey ilişkisinin altını çizerken son 4 filmiyse din-birey ilişkisinin yanında daha toplumsal konulara da değiniyor. Her bir filmi hem çok yüksek seyir zevki veren hem de çok derinlikli yapımlar. Ancak bazı yapımlarını anlaması gerçekten çok güç. Örneğin Inherent Vice takip etmesi aşırı zor ve tek izlemede tamamen anlaması neredeyse imkansız bir yapım. Fakat Inherent Vice'ın anlaması zor bir film olmasının nedeni çok derin bir yapım olması değil, çok karışık bir hikayeye sahip olması; aksine The Master, There Will Be Blood çok daha derin filmleri var. Açıkçası Inherent Vice'ın kötü bir film olduğunu düşünmüyorum ama There Will Be Blood gibi en az Inherent Vice kadar derin olan ve tamamen anlaması kolay olmasa da kesinlikle Inherent Vice kadar takip etmesi güç olmayan bir yapımı tercih ederim.
Bence Paul Thomas Anderson'ın her bir filmi birden fazla kez izlenmesi gereken yapımlar. Özellikle The Master veya Phantom Thread gibi yapımları izleyip, filmin analizini okuyup veya izleyip bir süre sonra yapımı tekrar izlemek gerek bana kalırsa. Ben henüz kendisinin hiçbir filmini birden fazla kez izlememiş olsam da eğer Anderson'ın filmlerinden maksimum zevk almak istiyorsanız yapımlarını en az 2 kez izlemeniz gerektiğini söyleyebilirim. Yani kısacası, Paul Thomas Anderson'ın filmografisindeki her bir yapım çok derinlikli ve tekrar izlenesi.
Paul Thomas Anderson sinemasının en önemli parçalarından biri kuşkusuz uzun plan çekimleri. Neredeyse her filminde çok çok iyi uzun plan çekimleri var. Özellikle Magnolia ve Boogie Nights'taki uzun plan çekimler benim favorim. Ancak benim, Anderson'un sinematografi anlamında en beğendiğim yapımı kesinlikle There Will Be Blood. Yalnızca Paul Thomas Anderson'ın filmografisinin değil, tüm sinemanın en başarılı sinematografilerinden. Olağanüstü bir yönetmenlik ve görüntü yönetmenliği var gerçekten. Ne kadar övsem az.
Paul Thomas Anderson'ın öne çıkan bir başka yönüyse oyunculardan maksimum verim almayı çok iyi başarması. Bana kalırsa hayli vasat bir oyuncu olan Mark Wahlberg'den Boogie Nights'ta belki de kariyerinin en iyi performansını alması, Tom Cruise'un da kariyerinin en iyi performanslarından birini Magnolia'da vermesi, o zamana kadar filmografisinde sulu komedilerden başka bir şey olmayan Adam Sandler'ın Punch-Drunk Love'da olağanüstü bir performans sergilemesi bunun en iyi örneklerinden bazıları. Sinema tarihinin en iyi performanslarından olan Daniel Day-Lewis'in Daniel Plainview performansından bahsetmiyorum bile. Paul Thomas Anderson'ın oyuncu tercihlerinden de bahsetmek lazım. Zamansızca kaybetmemize kadar There Will Be Blood hariç her filminde yer verdiği Philip Seymour Hoffman için Anderson'ın gediklisi demek yanlış olmaz. Anderson özellikle ilk 4 filminde genellikle aynı isimlere yer vermeyi uygun görmüş. Zaten Philip Seymour Hoffman bu 4 filmde de oynuyor ancak Luis Guzmán, John C. Reilly, Philip Baker Hall, William H. Macy, Julianne Moore gibi isimleri de Anderson'ın bu ilk 4 filminde birden fazla kez görmek mümkün. Bundan yola çıkarak Anderson'ın filmlerinde daha önce çalıştığı isimlere yer vermeyi sevdiğini söylemek yanlış olmaz.
Paul Thomas Anderson şüphesiz harika bir yönetmen ve senaryo yazarı, tam anlamıyla bir sinema dâhisi. Bir sinemasever için onun yapıtlarını deneyimleyebilmek nimet niteliğinde. En sevdiğim yönetmenler arasında rahatlıkla sayabileceğim bir isim. Henüz bir yönetmen için genç bir yaşta sayılabilecek bir isim. Umarım o, yapıtlarını sinemaya kazandırmaya; bizse onun harika eserlerini deneyimlemeye daha uzun yıllar devam ederiz.
İzleme sıram ve tarihleri:
Hard Eight-3 Ağustos 2021
Boogie Nights-4 Ağustos 2021
Magnolia-4 Ağustos 2021
Punch-Drunk Love-5 Ağustos 2021
There Will Be Blood-5 Ağustos 2021
The Master-6 Ağustos 2021
Inherent Vice-7 Ağustos 2021
Phantom Thread-8 Ağustos 2021
Letterboxd ortalama reyting: 3.987
Benim ortalama reytingim: 4.313

Yusuf Harman
Yusuf Harman
8 titles
Boogie Nights
Magnolia
The Master
Hard Eight
Phantom Thread
There Will Be Blood
Punch-Drunk Love
Inherent Vice