genel tema cok iyi islenmis zaten ama benim bahsetmek istedigim bazı detaylar var, mesela minenin hep beyaz giymesi, özdemir asafın butun renkler ayni hizla kirleniyordu, birincligi beyaza verdiler lafini hatirlatti bana, beyaz masumiyeti temizligi safligi iyi niyeti temsil ediyor, ayrica beyaz en dikkat cekici renktir, tum isigi kendine ceker. en kucuk leke beyazda hemen belli olur. aslinsa esinin hep kirmizi giymesini de bence bilerek yapmislar, tutku ve cesareti gosterse de yersiz cesaret patavatsizliktir ve kucuk dusurucudur.
bunun yaninda perihan ve minenin paralel sahneleri cok hosuma gitti, ikisinin de sokakta yururken herkesin ona baktigi benzer sahneleri var, mine basini one egiyor ve kimseyle goz temasi kurmamaya calisiyor ama perihan basi dik bi sekilde yuruyor, cok kucuk gibi gorunse de aslinsa cok onemli bi detay, mine flimin basindan beri hep basi onunde yurumustu, kasabadaki gencler onunla ugrasiyordu, perihanin tam agliyacakken kasabadaki gencleri gorunxe dik durmasi aslinda o kadar ozel ki aslinda, ozelikle sonunda artik minenin basi dik yuruyebilmesi cok duygulandirdi beni
sadece aglayarak ilhanin evine gelip yat benimle dedigi kisim alakasiz kalmis, bize anlatilan ilhan karekteri kabul etmemeliydi bunu, bi kere karekterle uyusmuyor bence, mineyi optugunde de o zaman digerlerinden ne farki kaldi su an diye dusundum yani, belki absurt kacicak ama o sahneden sonra bana flim bi tik atif yilmazin fantezisi gibi geldi, kendini ordaki ilhan karekterinin yerine koyuyor ve bir gun cok guzel ana mutsuz bi kadin bana asik olsun ben de onu kasabasindan kurtariyim diye dusunuyo etkisi verdi bana o kisim, flimin gidisatindan cok bagimsiz bir sekilde romantik bir sahne, ayrica mine bi erkege siginarak degil kendi basina bu durumdan kurtulabilse cok daha guzel olurdu bence
genel tema cok iyi islenmis zaten ama benim bahsetmek istedigim bazı detaylar var, mesela minenin hep beyaz giymesi, özdemir asafın butun renkler ayni hizla kirleniyordu, birincligi beyaza verdiler lafini hatirlatti bana, beyaz masumiyeti temizligi safligi iyi niyeti temsil ediyor, ayrica beyaz en dikkat cekici renktir, tum isigi kendine ceker. en kucuk leke beyazda hemen belli olur. aslinsa esinin hep kirmizi giymesini de bence bilerek yapmislar, tutku ve cesareti gosterse de yersiz cesaret patavatsizliktir ve kucuk dusurucudur.
bunun yaninda perihan ve minenin paralel sahneleri cok hosuma gitti, ikisinin de sokakta yururken herkesin ona baktigi benzer sahneleri var, mine basini one egiyor ve kimseyle goz temasi kurmamaya calisiyor ama perihan basi dik bi sekilde yuruyor, cok kucuk gibi gorunse de aslinsa cok onemli bi detay, mine flimin basindan beri hep basi onunde yurumustu, kasabadaki gencler onunla ugrasiyordu, perihanin tam agliyacakken kasabadaki gencleri gorunxe dik durmasi aslinda o kadar ozel ki aslinda, ozelikle sonunda artik minenin basi dik yuruyebilmesi cok duygulandirdi beni
sadece aglayarak ilhanin evine gelip yat benimle dedigi kisim alakasiz kalmis, bize anlatilan ilhan karekteri kabul etmemeliydi bunu, bi kere karekterle uyusmuyor bence, mineyi optugunde de o zaman digerlerinden ne farki kaldi su an diye dusundum yani, belki absurt kacicak ama o sahneden sonra bana flim bi tik atif yilmazin fantezisi gibi geldi, kendini ordaki ilhan karekterinin yerine koyuyor ve bir gun cok guzel ana mutsuz bi kadin bana asik olsun ben de onu kasabasindan kurtariyim diye dusunuyo etkisi verdi bana o kisim, flimin gidisatindan cok bagimsiz bir sekilde romantik bir sahne, ayrica mine bi erkege siginarak degil kendi basina bu durumdan kurtulabilse cok daha guzel olurdu bence